Dünya Astım Günü ve Covid-19

Astım, ataklar halinde gelen, nefes darlığı ve hırıltı belirtileri olan, geriye dönüşebilen hava yolu daralmasıdır. Astım bronşlarda daralmaya neden olur ve alevlenmeler ile seyreden kronik bir hastalıktır.

Dünyada 335 milyon, ülkemizde de yaklaşık olarak 4 milyon astım hastası bulunmakta ve astımın görülme sıklığı da giderek artmaktadır.

Genetik yatkınlık, cinsiyet, obezite, sigara içimi gibi kişisel faktörler, alerjen maruziyeti, çocukluk çağında geçirilen viral enfeksiyonlar, iç ve dış ortam hava kirliliği, mesleksel ajanlar ve beslenme ile ilgili; örneğin anne sütü alınmaması gibi çevresel faktörler astım riskini artırırlar.

  • Astım hastalığının erkenden tanısının konması ve takibi çok önemlidir.
  • Uzun süren öksürük, sık solunum yolu enfeksiyonu geçirme, efor kısıtlanması, nefes kesilmesi, hava açlığı gibi yakınmaları olan hastaların mutlaka göğüs hastalıkları hekimine yönlendirilmesi önemlidir.
  • Tanı konulduktan sonra hastanın hastalığı konusunda bilgilendirilmesi, tedavi konusunda eğitilmesi gerekir. Böylece, astım hastaları düzenli tedavi ve takiple yaşam süreleri ve kalitelerinde bozulma olmadan hayatlarını sürdürebilirler.

Astım, tedavisi ve takibi düzgün yapılan, ilaçlarını düzenli kullanan hastalarda Covid-19 için ek bir risk yoktur. Ancak ağır astımlılarda KOAH’a gidiş varsa risk artar.

Astımlı hastaların bu olağanüstü dönemi olabildiğince az etkilenerek geçirmeleri için “Uluslararası Astım Rehberleri”nin önerileri doğrultusunda;

  • Astımlı hastalar; kortizon da içeren spreylerini kullanmaya devam etmeli, hekimleri gerekli görüyorsa kortizonun iğne veya hap formlarını almalıdırlar.
  • Tüm toplumda olduğu gibi astımlı hastalarda hijyen ve maske kullanımına önemle uymalıdırlar. Burada dikkat edilmesi gereken dezenfektanların aşırı kullanımından kaçınılmasıdır, çünkü bu durum astım yakınmalarını arttırabilir.

 

Göğüs Hatalıkları Uzmanı
Dr. Sevin Karalar

Tags: corona, korona, astım, astim, alerji, korona ve astım, corona ve astım, covid-19